Ek 1

”…ama biliyor musunuz Bay Brul, çocuklara on altı yıl süren bir alışkanlıklar düzenliği dayatmak alçaklıktır. Zaman çarpıtılıyor Bay Brul. Gerçek zaman mekanik değildir, hepsi birbirine eşit saatlere bölünmez…

Her sabah 7de kalkın, öğlen yemek yiyin, dokuzda yatın. Asla kendinize ait bir geceniz olmayacak ve denizin alçalmayı bırakıp durduğu, yükselmeden önce gece ve gündüzün birbirine karışarak birleştiği ve tıpkı okyanusa kavuşan nehirlerin yaptığı gibi bir coşku seti oluşturduğu, dingin bir zamanın var olduğunu asla bilemeyeceksiniz.

On altı yılımın gecelerini çaldılar benden Bay Brul, başka şeylerin yanı sıra. Onları da çaldılar. Amacımı çaldılar benden. Beşinci sınıfta, altıncı sınıfa geçmemin tek hedefim olması gerektiğine inandırdılar beni… Son sınıfta, bitirme sınavını geçmem gerekti ve daha sonra bir diploma. Evet, bir amacım olduğunu zannettim Bay Brul ve hiçbir şeyim yoktu… Başı sonu olmayan bir koridorda, bazı budalaların arkasına takılıp, başka budalaların önünde yürüyordum. Size zorlanmadan yutturmak için, acı tozların kapsüllere konulması gibi, diploma denen eşek postlarıyla kaplanıyor hayat… Ne ki, Bay Brul, hayatın gerçek tadını tercih ederdim, bunu artık biliyorum.”

Boris Vian / Kızıl Ot

Ek 1

Acı eşiği yüksek bir hayat: Kanat Güner

Bazı insanların mutluluğu herkese bulaşır, acısıysa sadece kendine… Kanat Güner herkesin baktığı açıdan değişik kelimeler çağrıştırıyordu. Kadındı, özgürdü, cesurdu, yazardı, “canki”ydi… Kim nasıl isterse öyle görmek istedi onu. O ise kanatlarını yüksek açıp, bu hayatın üzerinde alçaktan uçup gitti… Ardında kitaplarını, tutkularını, yaşanmışlıklarını ve hep hatırlanacak yazılarını bıraktı…

Hayat bazı cümleleri havada asılı bırakır. Bazı insanların mutluluğu kendi kadardır, acısıysa herkese ulaşır…

Ey 29

New Guinea, 1970.
Photos by Irving Penn

Ey 28

suda aksi kırılan
(ulaşmak istediğimiz şeylerin) sonsuzluğu
(ve sonsuz kere mağlup olma inancı)
zamanı kavradığı
vakte kadar zehirlidir.

işte (size) ilk bildiri:
ne varsa iyileşmeyecek.

Ey 22

I Put a Spell on You
Lost Highway

Ey 22

Heyhat,” dedi fare, “dünya gün geçtikçe küçülmekte. Başlangıçta o kadar büyüktü ki, korkardım. Sürekli koştum, sağımda ve solumda uzak duvarlar görüp, mutlu oluncaya dek koştum.
Fakat duvarlar o kadar hızlı daraldı ki, şimdiden son odadayım, ve işte tam orada, köşede, yakalanmam gereken kapan duruyor.”
“Sadece yön değiştirmen gerek,” dedi kedi, ve fareyi yutuverdi.

Heyhat,” dedi fare, “dünya gün geçtikçe küçülmekte. Başlangıçta o kadar büyüktü ki, korkardım. Sürekli koştum, sağımda ve solumda uzak duvarlar görüp, mutlu oluncaya dek koştum.

Fakat duvarlar o kadar hızlı daraldı ki, şimdiden son odadayım, ve işte tam orada, köşede, yakalanmam gereken kapan duruyor.”

“Sadece yön değiştirmen gerek,” dedi kedi, ve fareyi yutuverdi.

Ey 22

Cocaine
Bebe

Ey 19
İngiliz filozof, matematikçi, tarihçi ve eleştirmen Bertrand Russell’dan öğrenme ve öğretme üzerine on “liberal” emir.
“Belki de liberal dışavurumun özü on yeni emirle özetlenebilir, elbette eskisinin yerini alması adına değil, yalnızca desteklemek adına. Bir öğretmen olarak, bu on yeni emri kamuyonun dikkatine sunuyorum:
+ devamını okumak için tıklayın.

İngiliz filozof, matematikçi, tarihçi ve eleştirmen Bertrand Russell’dan öğrenme ve öğretme üzerine on “liberal” emir.

“Belki de liberal dışavurumun özü on yeni emirle özetlenebilir, elbette eskisinin yerini alması adına değil, yalnızca desteklemek adına. Bir öğretmen olarak, bu on yeni emri kamuyonun dikkatine sunuyorum:

+ devamını okumak için tıklayın.

Ey 11

Birinden ya da bir şeyden gitmek zorunda kaldığımda zaman hariç her şey yavaşlıyor. Sanıyorum beni öldüren de bu; uzayın haklılığı.

Atsız bir fotoğraftan koşup geldiydim; çocukluğum, hikayeye göre çerçeveye sığmadıydı. Oğlum ne üzücü bir yer burası.

Ey 11

Mouth - Bleeblu